03 09 2010

ama sen gelseydin dikenler bile gül kokardı efendim!

ama sen gelseydin dikenler bile gül kokardı efendim! |  görsel 1

Gül kokulu peygamberimiz... Devamı

03 09 2010

BEBEĞİM

Bebeğim sen çok seviyorum. Senin incinmen üzülmen ağlaman benim içimde yaralar açılmasına sebep oluyor. Öyle üzülüyorum ki bebeğim. Allahıma dualar ediyorum senin hep yanında olabilmek için. Kimselere muhtaç olmamak için. Biliyorum ki kimse bir annenin yerini tutamaz. Babaannen şikayet edip duruyor, artık yoruluyorum eve erken gelmeye çalış. Ben zaten işten koşarak çıkıyorum ama evimiz çok uzak hemen gelemiyorum. Kanatım olsa uçar gelirim. Yanında hep ben olmalıyım ben korumalıyım ben sevmeliyim. Sensizlikte beni yoruyor. Sen benim bir parçamsın. Keşke işyerine seni getirebilsem. Ya da kanguru gibi seni taşıyabilsem. Hiç ayrılmasak. Ta ki sen kocaman bir delikanlı olana kadar. O zaman artık kendi fikirlerin kendi aklın olacak bana çok fazla ihtiyacın kalmayacak. Her sorununda her üzüntünde yanında olacağım istediğinde.. Bebeğim cennetten gelen meleğim.(Bir bebek varmışş cennetten gelmiş). Seni çok seviyorum. Allahım bizi hiç ayırmasın... Sen büyüyene kadar kimseler değil ben bakıyım sana.. Allahımm...   Dünyayı Dolaştım Giymedim Başıma Taç, Ne Zengini Tok Gördüm, Ne Fakiri Aç, Ya Rabbim Öyle Bir Fevzi Kanaat Ver ki, Namerde Değil, Merde de Eyleme Muhtaç. Devamı

01 09 2010

Peygamber efendimize salat ve selam..

        Salavat Bir gün Rasulullah’ın yüzünde bir tebessüm ve sevinç olduğu halde geldi. Ey Allah’ın Rasulü yüzünde sevinç görüyoruz” dedik. O şöyle cevap verdi: “Bugün bana bir melek geldi ve şöyle dedi: Ey Muhammed (SAS) Rabbin şöyle diyor: Peygambere salavat getiren herkese, ben on rahmette bulunacağım; selam okuyan herkese de ikram olarak on selam okuyacağım.” (Nesei) Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: Kim bana bir kere salavat getirirse, Allah’ta ona on salât getirir ve on günahını affeder. ve mertebesini de on derece yükseltir. (Nesei) Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salavat getirendir.” (Tirmizi) Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: Gerçek cimri, yanında adım anıldığı halde, bana salavat getirmeyendir” (Tirmizi) Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: Yeryüzünde, Allah’ın gezgin melekleri vardır. Bu melekler, ümmetimin getirdikleri salât ve selamını bana getirirler. (Neesei) Allah-u Teâla şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki, Allah ve onun melekleri, Peygambere salavat getirirler. Ey iman edenler, siz de Peygambere salavat getirin ve tam bir teslimiyet içerisinde de selam edin.”(Ayet, Ahzap Suresi) ... Devamı

26 08 2010

DUHA SURESİ

DUHA SURESİ   Surenin İsmi:   Bu sureye ilk ayetinde "Duha "ya yemin edildiği için Duha adı veril­miştir. Duha güneşin yükseldiği zaman veya gündüzün başlangıcıdır. Pey­gamber (s.a.) hakkında inen bu sure aydınlığı, sabahı ifade eden bir kelime ile başlamıştır. Cimri hakkında inen Leyi suresi ise gece ile başlamıştı. [1]   Önceki Sureyle İlişkisi:   Bu sure Leyi suresi ile iki yönden bağlantılıdır: 1- Leyi suresi Allah Tealâ'nın yüce vaadi ile bitmişti. Günahlardan sa­kınan ahirette hoşnut edilecektir. Bu Duha suresinde de Peygamberi (s.a.)'e vaadini tekid ederek şöyle buyurdu: "Muhakkak Rabbin sana vere­cek de hoşnud olacaksın." 2- Allah Tealâ önceki surede "Sakınan ise ondan uzaklaştırılacaktır." buyurmuştu. Bunun ardından sakınanların en büyüğüne Allah Tealâ'nın nimetlerini saydı. O da Muhammed (s.a.)'dir. [2]   Surenin Muhtevası:   Mekke'de inmiş olan Duha suresi, Peygamber (s.a.)'in şahsiyeti ile il­gili hususları ele almaktadır. 1- Allah Tealâ'nın Rasulü'nü unutmadığına, bırakıp terketmediğine dair büyük ilâhi bir yemin ile başladı. O, rabbani bir inayet altındadır. O, Allah Tealâ katında değeri yüce olandır: "Andolsun kuşluk vaktine, sükûna vardığı dem geceye ki..." (1-4. ayetler). 2- Rabbi onu, ahiretteki büyük bir lütuf ile müjdeledi. Büyük şefaat da ondandır: "Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnud olacaksın." (5. ayet). 3- Allah, Peygamberine küçüklüğünden bu yana verdiği nimetlerini hatırlattı. "O, bir yetim olduğunu bilip de (seni) barındırmadı mı?" (6-8. ayetler). 4- Üç fazileti tavsiye ederek sure bitmektedir. Yetime şefkat,... Devamı

25 08 2010

SEN EVET SEN ...SEN BÜYÜK BİR MUCİZESİN...

  Bu yüzden sen dünya üzerindeki en değerli hazinesin,çünkü seni kimin yarattığını biliyorsun ve sen yalnızca bir tanesin... Dünya kurulduğundan beri, senin tıpatıp aynın bir kişi daha olmamıştır... Dünyanın sonu gelene kadar da asla, senden bir tane daha olmayacaktır... Özelliğinin ve tekliğinin hiçbir zaman farkına varmadın... Yine de dünyadaki en nadide varlıksın... Yüce aşk anında babandan sayısız aşk tohumu aktı, dört yüz milyondan fazla... Hepsi, annenin içinde yüzerken öldü... Bir tanesi hariç ! Sen... Annenin sevgi dolu sıcaklığında yaşadın, diğer yarını, annenden tek bir hücre, iki milyon tanesi ancak bir meşe palamudunu dolduracak kadar ufak bir hücre arayarak... Yine de sen tüm imkansızlıklara rağmen o karanlık ve felaket okyanusunda yaşadın, o ölümsüz hücreyi buldun, onunla birleştin ve yeni bir yaşama başladın... Senin yaşamına... Sen geldin, her çocuk gibi, henüz insandan umudumu kesmediğim mesajını getirdin... İki hücre bir mucizede birleşti... İkisinde de yirmi üç kromozom ve her kromozomda yüzlerce gen olan, her biri gözlerinin renginden,davranışlarına,beyninin ölçüsüne kadar senin özelliklerini taşıyan iki hücre... Tek buyruğumla, babanın dört yüz milyon sperminden biriyle, annenin ve babanın kromozomlarındaki yüzlerce genden birini birleştirip, her biri diğerinden farklı, üç yüz bin milyar insan yaratabilirdim... Ama kimi yarattım ? Seni ! Tek bir tür... En nadide... Paha biçilmez bir hazine... Zihni, konuşması,görünüşü,hareketleri,davranışları yaşamış,yaşayan ve yaşayacak hiç kimseye benzemeyen.... Devamı